İçeriğe geç
Malatya Porta

Gündelik meraklara sade ve renkli cevaplar

Psikoloji 3 dk okuma Doruk Ertem Güncellendi:

Evcil Hayvanlar İnsanla Nasıl İletişim Kuruyor

Kedi ve köpekler, insanla anlaşmak için türdeşlerinde kullanmadıkları özel işaretler geliştirdi. Bu işaretleri okumak mümkün.

Evinde kedi ya da köpek olan herkes bir noktada aynı hisse kapılır: bu hayvan bana bir şey anlatmaya çalışıyor. Bu his, romantik bir yanılsama değil. Evcil hayvanlar, insanla iletişim kurmak için özel bir davranış dağarcığı geliştirmiş canlılar. Üstelik bu dağarcığın önemli bir kısmı, kendi türdeşleriyle iletişimde kullandıklarından farklı.

İnsana özel geliştirilen işaretler

Bunun en bilinen örneği köpeklerin yüz ifadeleridir. Kaşların üstündeki bölgeyi hareket ettirerek gözleri büyük gösteren ifade, kurtlarda çok daha sınırlıdır. Bu ifadenin insanda güçlü bir tepki uyandırdığı, insanın bu bakışa ilgiyle karşılık verdiği biliniyor. Evcilleşme sürecinde bu tür işaretlerin öne çıkması tesadüf değil; insanın dikkatini çekebilen bireyler avantaj sağladı.

Kedilerde de benzer bir durum var. Yetişkin kediler, kendi aralarında çok az miyavlar. Miyavlama, yavruların anneye yönelttiği bir sinyaldir ve yetişkinlikte büyük ölçüde terk edilir. Evcil kedilerse insana karşı bol bol miyavlar. Dahası, her kedi kendi evinde bir tür özel repertuar geliştirir; belirli sesler belirli isteklere karşılık gelir. İnsanın çözebildiği bu sesler, aslında o kedi ile o insan arasında kurulmuş küçük bir ortak dildir.

Bakışın ve yönelmenin anlamı

İletişimin çoğu ses değil beden üzerinden yürür. Bir köpeğin kapıya bakıp sonra size bakması, sonra tekrar kapıya bakması, dikkat yönlendirme davranışıdır. Bu, karşısındakinin de bir bakış açısı olduğunu varsaymayı gerektiren bir davranıştır ve hayvanlar dünyasında oldukça özeldir.

Köpeklerin insanın işaret parmağını takip edebilmesi de bu başlığa girer. Yakın akrabaları bu görevde çok daha başarısızken köpekler, işaret edilen yöne bakma konusunda şaşırtıcı bir yatkınlık gösterir. Kedilerde bu daha az belirgindir ama yok değildir; özellikle insanla yakın ilişki kurmuş bireylerde gözlenir.

Bir başka örnek, çözülemeyen bir sorunla karşılaşan köpeğin insana bakmasıdır. Kapağı açılmayan bir kutuyla uğraşan köpek, bir süre sonra denemeyi bırakıp sahibine döner. Bu, yardım isteme davranışının açık bir biçimidir.

Kedinin sessiz cümleleri

Kedilerin iletişimi daha ince tonlarla işler. Yavaş göz kırpma, tehdit içermeyen bir yakınlık işaretidir; insan aynı jesti geri verdiğinde kedilerin buna olumlu tepki verdiği gözlenmiştir. Başını ya da yanağını insana sürtmek, koku bırakarak paylaşılan bir alan tanımlamaktır. Dik tutulan, ucu hafif kıvrık kuyruk, yaklaşma niyetinin dostça olduğunu bildirir.

Tersinden okumak da mümkündür. Kulakların yana açılması, gözbebeğinin genişlemesi, kuyruğun hızlı ve kısa vuruşları, vücudun toparlanması rahatsızlığın işaretidir. Bu sinyaller görmezden gelindiğinde hayvan daha keskin araçlara başvurur. Isırma ya da tırmalama çoğu zaman "aniden" değil, daha yumuşak uyarılar okunmadığı için gerçekleşir.

İletişim çift yönlüdür

Bu ilişkide çoğu zaman gözden kaçan taraf, insanın da sinyal ürettiğidir. Hayvanlar, sesimizin tonunu, hareket hızımızı, günlük rutinimizi ve hatta duygu durumumuzdaki değişimleri okur. Aynı cümle sakin bir tonla söylendiğinde başka, gergin bir tonla söylendiğinde başka sonuç verir.

Tutarlılık burada anahtardır. Aynı davranışa bazen izin verip bazen kızmak, hayvan için çözülemez bir bilmecedir. Anlaşılır bir düzen kurmak, komut sayısını artırmaktan daha etkilidir.

Anlamak için izlemek

Evcil hayvanla iyi bir iletişim kurmanın yolu, ona konuşmayı öğretmekten değil, onun zaten kullandığı işaretleri fark etmekten geçer. Birkaç hafta boyunca dikkatle izleyen bir insan, hayvanının kaç farklı ses tonu kullandığını, hangi duruşun ne anlama geldiğini, hangi anda temastan kaçındığını rahatlıkla çıkarabilir.

Bu izlemeyi kolaylaştıran bir yöntem, davranışı bağlamıyla birlikte not etmektir. Aynı ses, kapı önünde başka, mama kabının yanında başka anlam taşır. Sesin kendisi kadar, hangi ortamda ve neyin ardından geldiği de bilgi verir. Birkaç gün içinde ortaya çıkan tablo çoğu zaman şaşırtıcı derecede tutarlıdır.

Aynı dikkat, sessizliğe de gösterilmelidir. Normalde konuşkan bir kedinin susması, hareketli bir köpeğin temastan kaçınması, iletişimin kesilmesi anlamına gelir ve çoğu zaman rahatsızlığın ilk işaretidir. Davranış değişikliği, sağlık sorunlarının en erken habercilerinden biridir.

O noktadan sonra ilişki değişir. Karşınızdaki, isteklerini tahmin ettiğiniz bir hayvan olmaktan çıkar; anlaşabildiğiniz bir ev arkadaşına dönüşür. Bu dönüşümün maliyeti yalnızca dikkattir.